VT Trucking - шаблон joomla Создание сайтов

0-2. AYLAR

Fiziksel Gelişim: İlk haftada fazla hücre dışı sıvının atılması ve belki de iyi beslenememenin sonucu olarak, yenidoğan doğum ağırlığının %10’unu kaybedebilir. Bebek 2 haftalıkken doğum ağırlığına ulaşmalı veya aşmalı ve ilk ay boyunca yaklaşık günde 30 gr almalıdır. Ekstremite hareketleri büyük oranda amaçsızca yapılan kontrolsüz açıp kapama ve kavrama hareketleri şeklindedir. İstemsiz gülümseme vardır. Buna karşılık bakışlar, baş çevirme ve emme daha kontrollüdür ve bir nedenle bebeğin algılamasını ve kavramasını göstermede kullanılabilir. Başlangıçta, uyku ve uyanıklık durumu 24 saat boyunca eşit olarak dağılmıştır. Nörolojik olgunlaşma, uyku periyodlarının giderek uzamasını sağlar. Öğrenmenin de rolü vardır. Gün boyu daha interaktif ve uyandırıcı anababaları olan bebekler, uykularını gece dahada yoğunlaştırmayı öğrenirler. İki aylıkken, bebeklerin çoğu beslenmek için iki ya da üç kez uyanır; bazıları 6 saat veya daha fazla aralıksız uyur. Bazen belli bir nedene (örneğin bezini doldurma), sıklıkla da belirsiz bir uyaranın karşı ağlama ile yanıt verirler. Ağlama yaklaşık 6 haftalıkken en üst düzeye ulaşır. Bu dönemde günde 3 saat ağlarlar, daha sonra giderek azalarak 3 aylıkken günde 1 saatin altına kadar düşer.
Bilişsel Gelişim: Bebekler tanıdık şeylere alışır, tekrarlayan uyarana giderek daha az tepki verir ve uyaran değişince ilgisini artırır. Yüz ifadelerini, farklı yüzlerde görse bile, benzer şekilde algılar (gülümser). Ayrıca uyaranın kontur, yoğunluk veya zamansal şekil gibi yapısal özellikleri ile duyusal modelitelerini de anlayabilir. Örneğin, 3 haftalık 1 bebek konuşulan sesin videokasetteki dudak hareketlerine uyup uymadığını anlayabilir.
Duygusal Gelişim: Sürekli güvenilen bir erişkinin olması güvenli bağlanma için ortam oluştu- rur. Sürekli bakılan ve kucaklanan bebekler strese cevap olarak 1 yaşında daha az ağlar ve 2 yaşında daha az saldırgan davranışlar sergiler. Herhangi bir olayın duygusal anlamı çocuğun kendi mizacına ve ailenin tepkilerine bağlıdır. İhtiyaç durumunda beslenen bebekler gerilimleri ile ebeveynin gelişi ve açlığın giderilmesi arasındaki bağlan-tıyı sürekli yaşarlar. Belirli bir programla beslenen bebeklerin çoğu kendi açlıklarını hızla programa adapte eder. Mizaçları gereği düzensiz biyolojik ritimlere yatkın oldukları için bunu yapamayanlar giderilmeyen açlık dönemleri ile birlikte tok hissettikleri için yemek istemedikleri beslenme dönemleri yaşarlar. Yine, açlık ipuçlarına dikkat etmeden veya sabit bir programla, ebeveyn uygun olduğunda beslenen bebekler, beslenmeyi gerilimi azaltacak bir haz kaynağı olarak algılayamazlar. Bu bebeklerde sıklıkla irritabilite artışı ve fizyolojik dengesizlik (kusma, ishal, yetersiz kilo artışı) ile daha sonra davranış problemleri görülür.
 

2-6. AYLAR


Yaklaşık 2. ayda, istemli olarak (sosyal) gülümsemesi ve göz temasın artması ebeveyn-çocuk ilişkisinde bir değişikliği işaret eder, ebeveynin karşı taraftan sevildiği hissi güçlenir. Sonraki aylarda bebeğin motor ve sosyal kontrol miktarı ve bilişsel uğrayışı dramatik olarak artar. Karşılıklı düzenleme kompleks sosyal alışverişin bir formunu oluşturur. Fiziksel Gelişim. 3 ve 4. aylar arasında, büyüme hızı yaklaşık 20 g/güne düşer. Erken yakalama refleksinin azalması hem cisimleri kavramasına hem de isteyerek atmasına imkân sağlar. Yeni bir cisme ulaşamasa bile amaçlı olarak uzanmasına neden olur. Büyük kıvranma hareketlerinden "kıpır kıpır" olarak tanımlanan daha küçük, sirküler hareketlere kadar değişebilen spontan hareketlerin kalitesi de değişir. Trunkal fleksiyon kontrolünün artması amaçlı dönmeyi mümkün kılar. Toplam uyku ihtiyaçları yaklaşık 14-16/24 saattir, 9-10 saati geceye yoğunlaşır; bebeklerin yaklaşık %70'i 6 aylıkken 6-8 saat uyur.
Bilişsel Gelişim: Bu yaş bebekleri kendi vücutlarını da keşfeder, dikkatle kendi ellerine bakar, ses çıkarır, tükürük saçar ve kulaklarına, yanaklarını ve genital bölgesine dokunur. Bu incelemeler, bebek istemli kas hareketlerinin öngörülebilir taktil ve görsel hisleri oluşturduğunu öğrenirken, sebep ve sonucu anlamada erken bir basamağı temsil eder. Bunlar ayrıca benlik algısının oluşumunda da rol alır. Bebekler sık tekrarlamaların belli duyguları bir araya getirir. Duygusal gelişim ve iletişim. Öfke, eğlence, ilgi, korku, nefret ve şaşırma gibi primer duyguları uygun bağlamda farklı yüz ifadeleri ile ortaya çıkar. Güvenilen her erişkin ile yüz yüze iken zamanın yaklaşık %30'unda bebek ve erişkinin efektif ifadeleri benzeşir; gülme şiddetleri, göz açmaları ve dudak büzmeleri beraber artar veya azalır.

6-12. AYLAR


Fiziksel Gelişim: Desteksiz oturma (yaklaşık 7. ayda) ve otururken dönme ( 9-10.aylarda), parmakla kavrama (9 ay civarında) becerileri kazanılır. Bebeklerin çoğu 8 ay civarında emeklemeye ve ayakta durmaya başlar ve ilk doğum gününden önce bağımsız olarak veya yürüteçle yürür. Motor gelişim, miyelinizasyonun artması ve serebellar büyüme ile koreledir. Dişler çıkmaya başlar. Genellikle mandibular santral kesicilerden baslar. Diş gelişimi kısmen iskelet matürasyonu ve kemik yaşını da yansıtır. Bilişsel Gelişim: Önemli bir aşama nesne sürekliliğinin kazanılmasıdır (9. ay civarında), yani nesneler görülmediği zaman da var olmaya devam eder. 4-7. aylarda bebek ipe bağlı düşen topa bakar ama göremediği zaman çabucak bırakır. Nesne sürekliliği ile bebekler giysinin altında veya karsındakinin arkasında gizli duran nesneleri bulmak, araştırmak için ısrar eder. Duygusal Gelişim: Nesne sürekliliğinin oluşması sosyal ve iletişimdeki gelişmede niteliksel değişiklikleri beraberinde getirir. Bebek yaklaşan bir yabancı ve ebeveyne ileri geri bakar, sanki tanıdığını tanımadığından ayırır ve sıkı sıkı sarılabilir veya öfkeyle ağlayabilir. Ayrılmalar genellikle daha zor olur. Aylarca gece boyu uyuyan bebekler düzenli olarak uyanmaya ve ağlamaya baslar. Aynı zamanda otonomi için yeni bir istek ortaya çıkar. Bebek artık beslenmeye razı olmaz kaşık yaklaşırken döner veya kendisi tutmak için ısrar eder. Parmakla yiyerek kendini besleme yeni kazanılmış ince motor becerelerini deneme imkânı verir (iki parmakla kavrama); bu çocuğun yemesi için tek yol olabilir. Otonomi ve hakimiyet dürtüleri annenin kontrolü ile çatışmaya başlar ve bebeğin hala sınırlı olan becereleri ile birlikte öfke nöbetleri ilk kez görülmeye başlar. İletişim: Yedi aylık bebek sözel olmayan iletişime uyum sağlamıştır, bir dizi duyguyu ifade eder ve ses tonu ve yüz ifadelerine cevap verir. Yaklaşık 9. ayda bebek duyguların insanlar arasında paylaşılabildiğini anlamaya başlar; oyuncakları
ebeveynlere neşeyle gösterir, sanki "Bunu görünce, sen de mutlu oluyorsun'" demek ister gibidir. Sekiz-onuncu aylar arasında birçok hece ve doğal lisana benzeyen sesler ile agulama yeni bir karmaşıklığı başlatır. Aynı zamanda bebek doğal lisanında farklılaşmamış vokal sesleri ayırt etme yeteneğini kaybeder, ilk gerçek kelime yani spesifik bir nesne veya kişi için kullanılan bir ses bebeğin nesne sürekliliğini keşfetmesi ile birlikte görülür. Bu yaşta resimli kitaplar sözel lisan kazanımı için en uygun nesnelerdir. Ortak dikkatin verildiği tanıdık bir kitapla, ebeveyn ve çocuk, ebeveynin
açıklaması ve geri bildirimi ile tekrarlayan işaretleme ve etiketleme için tekrarlayan döngüler ile meşgul olur.

12-18. AYLAR


Fiziksel Gelişim: Yaşamın 2. yılında büyüme hızı daha da yavaşlar ve iştah azalır, artmış lumbal lordoz karnı çıkık hale getirir. Beyin gelişimi 2. yıl boyunca miyelinizasyon ile sürer. Çocukların çoğu ilk doğum gününe yakın bağımsız olarak yürümeye başlar; bazıları 15. aya kadar yürümez. Erken yürüme diğer alanlarda ilerlemiş gelişme ile ilişkili değildir. Öncelikle bebekler geniş tabanlı yürüyüşle sendeleyerek yürür, dizler bükük ve kollar dirsekten fleksiyondadır; her uzun adımda tüm gövde döner; ayak başparmakları iç veya dış tarafı işaret ediyor olabilir ve ayak düz zemine çarpar. Sonraki düzenlemeler dengeyi artırır ve etkin enerji kullanımı sağlar. Birkaç ay pratik yaptıktan sonra denge merkezi sırta kayar ve gövde daha stabil kalır, dizler ekstansiyondadır ve kollar denge için yanlarda sallanır. Ayak başparmakları daha hizalı durur ve çocuk durabilir dönebilir ve düşmeden öne eğilebilir. Bilişsel Gelişim: Yürümeye yeni başlayanlar uzanma ve bırakmaya hakimdir ve
hareketliliğin artması çok daha fazla nesneyi keşfetme imkanı verir. Ebeveynlerin ve daha büyük çocukların taklit edilmesi önemli bir öğrenme şeklidir. Yap inan oyunu çocuğun kendi gövdesini merkez alır (boş bir bardaktan içer gibi yapmak). Duygusal Gelişim: Oyun çocukları yeni yetenekleri ve kendi ve ebeveynleri arasındaki uzaklığı kontrol etme gücü ile 'çıldırmış' olarak tanımlanırlar. Oyun çocukları güneşin etrafındaki gezegenler gibi ebeveynlerinin etrafında döner durur, gider, sonra güven verici bir dokunuş için geri döner, tekrar uzaklaşır. Alışık olmadıkları bir çevrede,
doğuştan utangaç çocuklar için bu dönmeler küçüktür veya olmaz; alışıldık çevrede cesur bir çocuk görüş alanından çıkabilir. Çocuğun ebeveyni keşif için sağlam bir temel olarak kullanma yeteneği bağlanma ilişkisine dayanır. Bağlanma tipik olarak "yabancı ortam" olarak adlandırılan prosedür kullanılarak değerlendirilir, ebeveynler çocuğu tanıdık olmadığı bir oyun alanında kısa süre bırakırlar. Ailesi ayrıldığında çocukların çoğu oyunu bırakır, ağlar ve peşlerinden gider. Çocuğun bağlanma temeli ailenin geri dönmesi ile onun vereceği cevaba göre kodlanır. Güvenle bağlı çocuklar hemen
ailesinin yanına gider, kucağına çıkar ve rahatlar ve sonra oyuna tekrar döner. Ambivalan bağlanması olan çocuklar ailesine gider ama rahatlamaz ve ebeveynlerine öfke ile vurabilir. Çekingen olarak sınıflanan çocuklar ailesi ayrılırken karşı çıkmaz ve ailesi dönene kadar uzaklaşır. Güvensiz cevap şekilleri belleğin cezalandırıcı veya sorumsuz ebeveynlik tarzı ile büyüdüğünü gösterir ve sonradan oluşacak bilişsel ve duygusal problemleri öngörür. Lisan Gelişimi: Reseptif lisan, ekspresif lisandan önce gelir. Bebekler ilk kelimelerini konuştuklarında, 12. ay civarında, zaten "hayır", "bay-bay" ve "bana ver" gibi birçok basit kelimeye uygun cevap veriyorlardır. 15. ayda ortalama bir çocuk vücudunun kısımlarını gösterir ve uygun isimler de dahil olmak üzere dört-altı kelimeyi spontan
ve doğru olarak kullanır. Oyun çocukları çok heceli jargonlardan da hoşlanır ama kimse anlamadığındanda şaşırmazlar. İletişimdeki istek ve ifadelerin çoğu verbal olmamaya devam eder.

18-24. AYLAR


Fiziksel Gelişim: Bu yaşta motor büyüme hızlanır denge ve çeviklik artar ve koşma ve merdiven çıkma başlar. Boy ve kilo düzenli olarak artarken başın büyümesi daha yavaştır. Bilişsel gelişim: Yaklaşık 18. ayda, sensörmotor dönemin tamamlanmasını işaret eden birçok bilişsel değişiklik meydana gelir. Nesne sürekliliği kesin olarak oluşur; oyun çocukları hareket halinde iken görüş alanından çıksa bile, bir nesnenin nerede bittiğini tahmin eder. Sebep ve sonuçlar daha iyi anlaşılır ve oyun çocukları problem çözme konusunda esneklik gösterir, örneğin ulaşamayacağı bir yerdeki oyuncağı almak için çubuk kullanmak veya mekanik bir oyuncağı nasıl kuracağını anlamak gibi. Oyundaki sembolik transformasyonlar artık çocuğun vücuduna ayak bağı olmaz, böylece
oyuncak bir bebeği boş bir tabaktan "besleyebilir". Dokuzuncu aydaki reorganizasyon gibi 18. aydaki bilişsel değişiklikler de duygusal ve lisan alanlarındaki önemli değişikliklerle koreledir.
Duygusal Gelişim: Çoğu çocuk için, önceki döneme göre bağımsızlığın artması 18 ay civarında yapışmanın artışına yol açar. Bu evre, yakınlaşma (rapprochement) olarak tanımlanır, ayrılma ihtimalinin farkındalığına karşı bir reaksiyon olabilir. Çoğu aile kendilerine yapışan küçük çocukları olmadan hiçbir yere gidemediklerini söyler. Uyku zamanı ayrılıkları sıklıkla zordur, sık yalanlar ve öfke nöbetleri baslar. Çoğu çocuk geçiş nesnesi olarak özel bir battaniye veya doldurulmuş bir oyuncak kullanır: olmayan ebeveynin sembolü olarak görev yapan bir şey. Geçiş nesnesi sembolik
düşünceye geçiş tamamlanana ve ebeveynin sembolik varlığı tam olarak içselleştirilene kadar önemli olarak kalır. Mizaçtaki kişisel farklılıklar, hem çocuk hem de ailedeki, ebeveyn-çocuk ilişkisinde çatışmaya karşı uyum dengesinin kurulmasında kritik rol oynar. Benlik-algısı farkındalığı ve gelişim standartlarının özümsenmesi ilk kez bu yaşta görülür. Yeni yürüyen çocuklar aynaya ilk kez
baktıklarında, burnundaki kırmızı bir noktayı veya alışılmadık bir görünümü fark ettiğinde aynadaki görüntüsü yerine kendi yüzüne dokunur. Oyuncaklar kırıldığında anlamaya başlar ve ailesine tamir etmeleri için götürebilir. Yasak bir nesneye dokunmak istediğinde, kendi kendine "hayır, hayır" diyebilir, bu standart davranışların özümsenmesinin bir kanıtıdır. Yine de nesneye gidip dokunmaları bu evredeki içselleştirilmiş inhibisyonun nispeten zayıf olduğunu gösterir. Lisan Gelişimi: Muhtemelen bu donemdeki en dramatik gelişme lisandadır. Nesnelerin isimleri sembolik düşüncenin. başlaması ile uyumludur. Çocuklar eşyaları tüm elleri ile değil işaret parmakları ile gösterir, sanki onlara sahip olmak için değil sadece isimlerini bulmak amacında olduklarına dikkat çekmek isterler. Bu lisan öncesi isimlendirme "Bu ne?" sorusu ile birlikte olduğunda çocuğun niyeti açıktır. Kelimelerin nesneler için kullanılabileceğini anladıktan sonra, çocuğun kelime hazinesi 18. ayda 10-15 kelimeden 2 yaşında 100 veya fazlasına kadar artar. Yaklaşık 50 kelimelik bir sözlüğü olduktan sonra, oyun çocuğu basit cümleler kurmak için bunları birleştirir, bu gramerin başlangıcıdır. Bu evrede, çocuk iki basamaklı emirleri anlayabilir, "Bana topu ver ve sonra ayakkabılarına git" gibi. Sözel lisanın oluşması sensörimotor dönemin sonunun geldiğini gösterir. Çocuk düşüncelerini anlatmak ve problemleri çözmek için sembolleri kullanmayı öğrendiğinde, doğrudan duyusal ve motor bilişselliğe dayalı manipülasyon ihtiyacı azalır.

OKUL ÖNCESİ YILLAR
FİZİKSEL GELİŞİM


İkinci yılın bitişiyle, somatik ve beyin büyümesi yavaşlar, beraberinde beslenme ihtiyaçları ve iştah da azalır. İki ve 5 yaşlar arasında, ortalama bir çocuk yılda yaklaşık 2 kg ağırlık ve 7 cm boy kazanır. Uyku ihtiyacı 11-13 saat/24 saate düşer. Görme keskinliği 3 yaşında 20/30'a ve 4 yaşında 20/20'ye ulaşır. Üç yaşında 20 süt dişin hepsi sürülür. Çocukların çoğu olgun bir yürüyüşle yürür ve 3. yaşları bitmeden önce düzgün olarak koşar. Bu temel seviyeden sonra atma, yakalama ve topa tekme atma, bisiklet sürme, parklardaki oyuncaklara tırmanma, dans etme ve diğer kompleks
davranışları kapsayan motor aktivitelerin sınırı genişledikçe yeteneklerde büyük değişiklikler olur. Genel motor aktivitenin stilistik özellikleri de, tempo, yoğunluk ve dikkatlilik gibi, doğumsal beceriler nedeniyle önemli oranda değişir. Eğer devam ediyorsa parmak ucunda yürüme özellikle konuşma ve lisan gibi gelişimsel geriliklerle ilişkili olabilir. Bilişsel ve duygusal gelişimdeki bu tür bireysel farklılıkların etkisi kısmen sosyal çevrenin isteklerine bağlıdır. El tercihi genellikle 3. yaşta oluşur. Çocukların el tercihini değiştirme girişimleri hayal kırıklığı yaratır, ince motor gelişimdeki
değişiklikler hem bireysel eğilimleri ve hem de öğrenme için farklı imkanlar olduğunu gösterir. Örneğin kalem kullanmasına nadiren izin verilen çocuklar, erişkin kalem tutmayı geç geliştirir. Bağırsak ve mesane kontrolü bu dönemde başlar (ortalama 30 ay, bireysel ve kültürel farklılık fazladır). Gün içinde mesane kontrolü tipik olarak bağırsak kontrolünden önce gelir ve kızlarda erkeklerden önce olur. Kızlarda 4 yaşına, erkeklerde 5 yaşına kadar gece ıslatmaları normaldir. Özellikle kendi vücutlarıyla ilgili ihtiyaçları anlatabilecek hale geldiklerinde çocukların çoğu tuvaletini yapmayı kolayca
kavrar. Tuvalet veya klozette dışkılamayı reddetme nispeten sıktır ve konstipasyona ve ebeveynin sabırsızlanmasına neden olabilir. Eğitime kısa sürelerle ara vererek konuyu yatıştırmak (ve çocuk bezine dönmek) sıklıkla tuvalet kontrolünde ilerlemeye imkan sağlar.

LİSAN


Lisan gelişimi en hızlı 2 ve 5 yaşları arasında olur. Kelime hazinesi 50-100 kelimeden 2000'den fazlaya kadar artar. Cümle yapışı telegrafik cümlelerden ("Bebek ağlar") tüm temel gramer bileşenlerini içeren cümlelere doğru gelişir. Parmak kuralı olarak, 2 ve 5 yaşları arasında, tipik bir cümledeki kelime sayısı çocuğun yaşına eşittir (2 yaşında 2,3 yaşında 3, ve devamı). İki buçuk yaşındaki çocukların çoğu iyelikleri ("Benim topum"), zamanları ("yor' yapısı, "ben oynuyor" gibi), soruları ve olumsuzları kullanır. 4 yaşında 4'e kadar sayabilir ve geçmiş zamanı kullanır, 5 yaşında gelecek
zamanı kullanabilir. Konuşma (anlaşılır sesler çıkarma) ve altta yatan zihinsel işe karşılık gelen lisanı birbirinden ayırt etmek önemlidir. Lisan hem ekspresif ve hem de reseptif fonksiyonları kapsar. Reseptif lisan(anlama) kazanılma hızı bakımından ekspresitif lisanına göre daha az değişir ve bu nedenle prognostik önemi daha fazladır. Lisan kazanımı kritik bir şekilde çevresel girdiye dayanır. Anahtar belirteçler arasında çocuğa yöneltilen konuşmanın miktarı ve çeşitliliği ve erişkinlerin soru sorma sıklıkları ve ses çıkarmayı desteklemeleri yer alır. Üst ve alt-sınıf ebeveynler arasında bu
parametreler arasındaki belirgin farklılıklar okul öncesi lisan gelişimi ve sonraki okul başarısındaki sınıfa ilişkin farklarla paraleldir. Lisan gelişim hızını tecrübe etkilese de, dilbilimcilerin çoğu lisan öğrenmedeki temel mekanizmanın beyinde "kalıcı bağlantılı (hard wired)" olduğuna inanır. Çocuklar basitçe erişkin konuşmasını taklit etmez. Bunun yerine, gramerin karışık kurallarını çevredeki lisandan çıkarır, bu da ifade olmadan anlama hipotezini doğurur. Bu tür ifadesiz anlama kurallarının varlığına dair kanıtlar gramer hatalarının incelenmesinden gelir, çoğulu anlatmak için "ler"in ve
geçmişi anlatmak için "di" nin (örn. ‘’biz çok sayıda fareler ürettik") çok yaygın kullanımı gibi. Çocuklarda lisan oluşturmaya doğuştan bir yatkınlık vardır. Örneğin, işaret dilini bilmeyen erişkinlerin yetiştirdiği sağır olan yetimlerin gerekli tüm grameri kapsayan kendi işaret dillerini oluşturdukları gözlenmiştir. Lisan hem bilişsel ve hem , de duygusal gelişim için kritik bir barometredir. Zeka geriliği ilk olarak yaklaşık 2 yaş civarında konuşmanın gecikmesi ile ortaya çıkabilir. Çocuk tacizi ve ihmal özellikle duygusal ifadeleri ortaya çıkarma becerisinde lisan gecikmesi ile koreledir. Lisan
çocuğun erişkin kurallarını önce sesli ve sonra zihinsel olarak tekrarladığı içsel "özel konuşma" üzerinden davranışın düzenlenmesinde kritik bir rol oynar. Lisan ayrıca çocuğun hislerini ifade etmesini sağlar, dışa vurmadan öfkelenme gibi; sonuçta lisanı geciken çocuklar daha yüksek oranda öfke nöbeti ve diğer dışa vuran davranışları gösterir.


DUYGUSAL GELİŞİM


Çocuklar hangi davranışların kabul edilebilir olduğunu ve erişkinlere karşı ne kadar güçleri olduğunu sınırları test ederek öğrenirler. Aşırı miktarda dikkat çekerse, bu dikkat negatif olsa bile ve sınırlar kesin değilse denemeler artar. Deneme genellikle ebeveynin öfkesini doğurur veya çocuğun ayrılma çabası ebeveynlerde buna karşılık gelen bir sıkıntı oluşturdukça ebeveynlerde uygunsuz bir evham ortaya çıkar: gitmesine izin vermek. Aşırı sıkı sınırlar çocuğun kendi kendine karar verme yetisini köreltebilirken, fazla gevşek sınırlar hiç kimsenin kontrolünde olmadığını hisseden çocukta anksiyeteyi tetikleyebilir. Kontrol temel bir konudur. Küçük çocuklar yaşamlarının birçok yönünü kontrol edemez- nereye gideceklerini, ne kadar kalacaklarını, marketten eve ne alacaklarını. Bunlar ayrıca içsel kontrollerini de kaybetmeye yatkındır, yani öfke nöbetleri olur. Bir ebeveyn çocuğun ihtiyaçlarını arada sırada verdiğinde, aralıklarla öfke davranışını güçlendirir, öfke nöbetleri kontrol
çabaları için sağlama alma stratejisi haline gelebilir. Korku, aşırı yorgunluk veya fiziksel rahatsızlık da öfke nöbetlerini başlatır. Öfke nöbetleri normalde 1 yaşın sonuna doğru başlar ve prevalansı 2 ve 4 yaşlar arasında tepe yapar. Öfke nöbetlerinin 15 dk'dan uzun sürmesi veya düzenli olarak bir günde üç kezden fazla olması altta yatan tıbbi, duygusal veya sosyal problemleri yansıtabilir. Beş yaşından sonra sık olan öfke nöbetleri çocukluk çağı boyunca devam etmeye eğilimlidir. Okul öncesi çocukları normalde ebeveynlerine karşı karmaşık hisler besler, bunlar arasında bir ebeveyni
sahiplenme, kıskançlık ve diğer ebeveyne dargınlık, ve bu negatif hislerin terk edilmeye yol açacağına dair korkular yer alabilir. Çoğu çocuğun kavrama veya ifade etme yeteneğinin ötesinde olan bu duygular, genellikle oldukça değişken mizaçla ifade bulur. Bu krizin çözümü (yıllar süren bir süreçtir) çocuğun ebeveynleri ile yarışmak yerine onlara benzetmeye çalışması şeklinde aldığı konuşulmayan kararını kapsar. Oyun ve lisan çocukların duygularını ifade etmesine ve gerçek hayatta tabu olan ödüllerden (büyük veya güçlü olma gibi) hoşlanmasına imkan vererek duygusal
kontrolün gelişimini besler. Tıpkı mastürbasyon gibi genital bölge ve erişkin cinsel organları ile ilgili merak normaldir. Kompulsif nitelikte veya çocuğun normal aktivitelerine karışan mastürbasyon, diğer çocuklarla cinsel ilişkinin taklit edilmesi,aşırı alçakgönüllülük veya erişkinlerin ayartıcı davranışlarının taklidi, hepsi cinsel taciz ihtimalini düşündürür.