VT Trucking - шаблон joomla Создание сайтов

          Fiziksel Gelişim: İlk haftada fazla hücre dışı sıvının atılması ve belki de iyi beslenememenin sonucu olarak, yenidoğan doğum ağırlığının %10’unu kaybedebilir. Bebek 2 haftalıkken doğum ağırlığına ulaşmalı veya aşmalı ve ilk ay boyunca yaklaşık günde 30 gr almalıdır. Ekstremite hareketleri büyük oranda amaçsızca yapılan kontrolsüz açıp kapama ve kavrama hareketleri şeklindedir. İstemsiz gülümseme vardır. Buna karşılık bakışlar, baş çevirme ve emme daha kontrollüdür ve bir nedenle bebeğin algılamasını ve kavramasını göstermede kullanılabilir. Başlangıçta, uyku ve uyanıklık durumu 24 saat boyunca eşit olarak dağılmıştır. Nörolojik olgunlaşma, uyku periyodlarının giderek uzamasını sağlar. Öğrenmenin de rolü vardır. Gün boyu daha interaktif ve uyandırıcı anababaları olan bebekler, uykularını gece dahada yoğunlaştırmayı öğrenirler. İki aylıkken, bebeklerin çoğu beslenmek için iki ya da üç kez uyanır; bazıları 6 saat veya daha fazla aralıksız uyur. Bazen belli bir nedene (örneğin bezini doldurma), sıklıkla da belirsiz bir uyaranın karşı ağlama ile yanıt verirler. Ağlama yaklaşık 6 haftalıkken en üst düzeye ulaşır. Bu dönemde günde 3 saat ağlarlar, daha sonra giderek azalarak 3 aylıkken günde 1 saatin altına kadar düşer.

          Bilişsel Gelişim: Bebekler tanıdık şeylere alışır, tekrarlayan uyarana giderek daha az tepki verir ve uyaran değişince ilgisini artırır. Yüz ifadelerini, farklı yüzlerde görse bile, benzer şekilde algılar (gülümser). Ayrıca uyaranın kontur, yoğunluk veya zamansal şekil gibi yapısal özellikleri ile duyusal modelitelerini de anlayabilir. Örneğin, 3 haftalık 1 bebek konuşulan sesin videokasetteki dudak hareketlerine uyup uymadığını anlayabilir.

          Duygusal Gelişim: Sürekli güvenilen bir erişkinin olması güvenli bağlanma için ortam oluştu- rur. Sürekli bakılan ve kucaklanan bebekler strese cevap olarak 1 yaşında daha az ağlar ve 2 yaşında daha az saldırgan davranışlar sergiler. Herhangi bir olayın duygusal anlamı çocuğun kendi mizacına ve ailenin tepkilerine bağlıdır. İhtiyaç durumunda beslenen bebekler gerilimleri ile ebeveynin gelişi ve açlığın giderilmesi arasındaki bağlan-tıyı sürekli yaşarlar. Belirli bir programla beslenen bebeklerin çoğu kendi açlıklarını hızla programa adapte eder. Mizaçları gereği düzensiz biyolojik ritimlere yatkın oldukları için bunu yapamayanlar giderilmeyen açlık dönemleri ile birlikte tok hissettikleri için yemek istemedikleri beslenme dönemleri yaşarlar. Yine, açlık ipuçlarına dikkat etmeden veya sabit bir programla, ebeveyn uygun olduğunda beslenen bebekler, beslenmeyi gerilimi azaltacak bir haz kaynağı olarak algılayamazlar. Bu bebeklerde sıklıkla irritabilite artışı ve fizyolojik dengesizlik (kusma, ishal, yetersiz kilo artışı) ile daha sonra davranış problemleri görülür.